Pandemi başlamıştı ofise ilk haftada 1 gün gidiyor geri kalan günler home office çalışmamız gerekiyordu. Peki, yeni bir satışçı home office nasıl çalışabilirdi? İşte burada ben olayı tamamen rüzgar ve yelkenli mantığında düşünüp yelkenlerimi açıp rüzgarı arkama almaya karar verdim. Bu durumu bir umutsuzluktan çıkarıp kendimi rahat bir şekilde geliştirebileceğim ortama dönüştürmeye karar verdim. İlk iş oturup kendime bir çalışma planı oluşturdum. Bir konuşma metniydi aslında bu sekretaryaya kendimi tanıtıp üretim müdürüne aktarmak için ve üretim müdürünü etkileyip randevu almak alamıyor samda tanıtım yapabilecek fırsatı yaratmak için.
İlk olarak metin oluşturuldu satış kitapları alındı satış eğitimleri alındı ve günlük firma tarama yolları öğrenildi. Günlerimin ilk başlangıcını Her sabah 9 da başlayan mesai için ben 8 de uyanıp firma araştırmaları yapıyordum. Firma araştırmalarını sanayi sitelerinden yapıyordum. Günlük hedeflediğim arama sayısı 20 firma idi. Bakmayın az gözüktüğüne günlük 20 firma araması ciddi bir zaman gerektirir. Çünkü 20 firma bulmam sabah 9 ile 10 arasını dolduruyordu. 10-11 arasında ayna karşısında kendimi tekrarlayan konuşmalar yapıp 11 de aramalara başlıyordum. 12 de ilk 10 firmayı bitirip 12 14 arasında bu firmaların crm girişlerini tanıtım mail gönderimlerini yapıyordum. 14-15,30 arası geri kalan 10 firmayı bitiriyordum. Aramak için bu saatler arasını seçmemin nedeni sabah 11 den önce insanlar çok gergin oluyorlar ve konuşmalar soğuk geçiyordu. 15,30 16 dan sonra arama yapmamanı sebebi ise insanların artık yorulmuş bir psikolojide olduğundan dünyanın en önemli konusunu dahi anlatsanız sizi dinlemeyecek olmalarıydı. 16 dan sonra ise yine crm girişleri yapıp mesaiyi kapatıp gece boyunca da satış kitapları okuyup hatalarımı bulmaya çalışıyordum. Bu kadar çaba göstermemin sebebi ise satış yapmadıkça kovulacağımı düşünmem ve başarısız olacağımı düşünmemdi. İlk hafta yaptığım aramaların belki de yarısından çoğu facia ile sonuçlandı ve sekretaryadan ileriye geçemedim. İşte o sıra oturup düşündüm. Ben nerede hata yapıyordum? Satış yapmak iletişime geçmek mi çok zordu yoksa benim yeteneğim mi yoktu?
Günler günleri kovalarken pandemi başlayalı yaklaşık 2 ay geçmişti ancak hala ne bir satış ne de randevu alabiliyorduk. Randevu almak imkânsız gibi bir şeydi çünkü bütün beyaz yakalar homeoffice çalışmaya başlamışlardı.
Bu şekilde günde 20 müşteri araması yap mail gönder iletişim bilgilerini al derken aslında pandemi bitişi içinde epey bir randevu sözü almış ve müşteri biriktirmiştim.
Yine bir sabah erkenden uyandım kahvemi yaptım sigaramı içtim ve müşteri taramalarına başlarken bir firmaya denk geldim sektör olarak tam bizim istediğimiz sektördü ve bizim cihazlarımızdan kullanması gerekirken bu güne kadar tanıtımına kimse gitmediği için kullanmaya başlayamamıştı. Kendisini aradığımda direk firma sahibi ile görüşme imkânı buldum ve almak istediğimi atlayıp Sakarya’ya gelmemi söyledi. Böyle bir duygu olamazdı müşteri bulmuştum ve satışa çok yaklaşmıştım. Ama bir problem vardı ki ben daha hiç sahada müşteri görüşmesi yapmamıştım. Bunun heyecanı ile genel müdürümüzü de alıp adamdan ayarladığım toplantıya gitmek için yola koyulduk. Ama kafamda neler neler planlıyorum gideriz satış kapanır ödemeyi alırız ben primi alırım vs. vs. nitelim öyle de olmadı çünkü marketten çikolata almıyoruz 1 seferde satış kapansın.
Firmaya gittik içeri girdik genel müdürümüz satış görüşmesi yaparken ben tamamen izleyici kesim olmaya karar verip hareketlerini sözlerini izliyor müşteriden gelen tepkileri nasıl yumuşattığını ve pazarlık aşamalarını adım adım ezberliyordum. Bu şekilde devam eden bir toplantıdan ne yazık ki elimiz boş dönmek zorunda kaldık. Tek sebep ise firma sahibinin bizi tartmak için cihazın fiyatını %50 iskontolu istemeseydi. Tatbikîde kabul edilemez bu teklife karşılık adamın blöfünü görerek masadan kalkıp İstanbul’a döndük ve ben yine depresyon ben yine isyanlarda gece neden satamıyorum diye düşünürken günü kapattım.
Yorum bırakın